Diş Eti
Hastalıkları

Diş Eti
Hastalıkları

Avedent Diş Kliniği İstanbul Kadıköy
Diş Eti Hastalıkları

Diş eti dokusu, dişleri çepeçevre sarar ve diş sağlığının korunmasında önemli etkilere sahiptir. Bu dokularda çeşitli etkenlere bağlı olarak gelişen iltihabi durumlar, diş eti hastalıkları (periodontal hastalıklar) olarak adlandırılır. Tedavi sağlanamayan periodontal problemler, diş kayıplarının yaklaşık %70’inden sorumlu olduğundan mümkün olduğunca erken tedavi edilmesi büyük önem taşır. Bu dokular dişleri koruma fonksiyonunun yanı sıra, rahat çiğnemenin sağlanması ve sindirim sistemi düzeninin devamlılığı için önemlidir. Hastalıkların erken dönemde teşhis edilmesi, daha minimal uygulamalar ile başarılı bir şekilde tedavi edilmesine olanak tanır. Diş eti hastalıkları, çevre dokuların etkilenme düzeyine göre gingivitis ve periodontitis olarak ikiye ayrılır.

Diş Eti İltihabı (Gingivitis) ve Diş Eti Çekilmesi (Periodontitis) Nedir? Tedavisi ve Fiyatları? İstanbul

Diş Eti İltihabı (Gingivitis) Nedir?

Gingivitis; diş eti dokularında çeşitli nedenlere bağlı olarak şişme, kızarıklık ve kanama eğiliminde artış gözlenmesi ile karakterize bir diş eti hastalığıdır. Diş etinde gelişen hastalıkların başlangıç safhası olan gingivitiste etkilenen doku yalnızca diş etleridir. Gingivitis gelişimine en sık neden olan etkenler; diş yüzeyinde plak birikimi, fırçalama ile diş etinin zedelenmesi ve diş ipinin yanlış kullanımı olarak sıralanabilir. Hastalığın erken döneminde önemli düzeyde konfor kaybı yaşanmaz ve tedavi edilmesi ile diş etlerindeki iltihap ortadan kalkarak tümüyle iyileşme görülebilir. Diş eti hastalıkları gingivitis durumundayken tedavisi yapılmazsa ve rutin ağız bakımı düzenlenmezse zamanla farklı deformasyonlara da yol açabilir.

Diş Eti Çekilmesi (Periodontitis) Nedir?

Periodontitis, iltihabın dişi çevreleyen yumuşak doku ile birlikte kemik dokusunda da yıkım oluşturmasıyla karakterize bir diş eti hastalığıdır. Periodontitis çeşitli etkenlere bağlı olarak direkt başlayabilir ya da var olan gingivitis probleminin tedavi edilmediği durumlarda gelişebilir.

Gingivitiste gözlenen şişlik, kızarıklık ve diş eti kanaması problemleri periodontitiste de gözlenebilir. Bu belirtilerin yanı sıra, kemik dokusundaki kayıplara bağlı olarak diş etinde çekilme ya da diş çevresinde cep oluşumu da gözlenebilir.

Diş eti cepleri, bakteri birikimini kolaylaştırıcı bir ortam oluşturduğundan enfeksiyonun gelişimini ve hastalığın ilerlemesini kolaylaştırabilir. Periodontitis meydana geldiğinde hastalık tedavi edilebilir ancak kaybedilen dokunun tümüyle geri kazandırılması her zaman mümkün olmayabilir.

Hastalığın uzun süre tedavi edilmemesi nedeniyle ilerlemesi durumunda ise kayıplara bağlı olarak dişlerde sallanma gelişebilir ve dişlerin çekimi gerekli hale gelebilir.

Diş Eti Hastalıkları Geliştiğinde Gözlenen Belirtiler Nelerdir?

  • Diş etlerinde kızarma, şişme ve hassasiyet

  • Diş fırçalama esnasında ya da kendiğinden gelişen diş eti kanamaları

  • Diş ve diş etleri arasından gelen iltihabi akıntılar

  • Ağızda kötü koku gelişimi

  • Diş etlerinde çekilme

  • Dişlerde sallanma ve ısırma esnasında alt ve üst dişler arasındaki ilişkilerde değişim gözlenmesi

  • Diş konumlarında yer değişimi

  • Dişlerden kolaylıkla ayrılabilen diş eti dokusu varlığı

  • Mevcut protezlerin kenar uyumundaki değişiklikler

Diş Eti Hastalığını Gelişimine Neden Olan Etkenler Nelerdir?

Periodontal hastalıkların oluşmasına neden olan ana etken daima bakterilerdir ancak bazı durumlar dokuların savunma mekanizmasının hasar görmesine neden olabilir. Bu durumda bakteri varlığı, ortalama olarak hastalık oluşturacak düzeyde olmasa bile hastalığın gelişimi mümkün hale gelebilir. Bakteri etkeniyle oluşmuş bir diş eti hastalığı ise normal seyrinden daha hızlı bir şekilde ilerleyebilir.

Stres

Stres gelişimi, vücuttaki bağışıklığın baskılanmasında önemli bir etki gösterir. Aktif bir stres kaynağının varlığında bağışıklık sisteminin gelişen enfeksiyon ile mücadele etmesi zorlaşır ve bu durum diş eti hastalığının hızlı bir şekilde ilerlemesine neden olabilir.

Sigara

Sigara kullanımı, genel sağlığa olan zararlarının yanı sıra periodontal dokuların sağlığı için de önemli bir risk faktörüdür. Kan dolaşımını kısıtlayıcı etkileri, hastalık gözlenen bölgeye savunma hücrelerinin ulaştırılmasını zorlaştırır ve hastalığın gelişimini hızlandırır. Sigaranın oluşturduğu ısı ve içeriğindeki kimyasal maddeler aynı zamanda diş etinde kanama gelişimini de baskılar. Bu durum diş etinde gelişen bir hastalığın önemli belirtilerinin maskelenmesine neden olduğu için erken dönemde teşhis edilebilmesine engel olur.

İlaç Kullanımı

Bazı ilaçlar, diş eti dokusunda birtakım değişikliklere neden olarak ağız sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir. Sara (epilepsi) tedavisi için verilen ilaçlar, depresyon tedavisinde kullanılan antidepresanlar, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar ve doğum kontrol hapları diş eti sağlığının devamlılığını zorlaştırabilir. Tansiyon veya kalp ilaçlarının ya da astım tedavisinde kullanılan ve kortizon içeren sprey formundaki ilaçların bazıları da ağız sağlığını olumsuz yönde etkileyebilen ilaçlar arasındadır. Hasta bu ilaçların herhangi birini kullanıyorsa diş hekimi, yapılacak tedavinin öncesinde ilgili tıp doktoruna danışarak  kontrollü bir tedavi planı oluşturur.

Hormonal Değişiklikler

Ergenlik, hamilelik, menopoz gibi hormon düzeylerinin değişimine neden olan durumlarda, diş eti dokusunun mikroorganizmalara karşı gösterdiği inflamatuar cevap artar. Bu nedenle, hormon düzeyinin etkilendiği dönemlerde rutin ağız bakımındaki aksaklıklar dokularda hasar gelişme riskini önemli oranda artırır.

Periodontoloji
Diş Eti Hastalıklar İstanbul

Mevcut Hastalıklar

Sistemik hastalıklar, dokuların hem hastalığa karşı geliştirdiği savunmada hem de tedaviye karşı gelişen yanıtlarda değişimler gözlenmesine neden olabilir. Kontrol altına alınamayan diyabet hastalarında, dokulardaki dolaşım sisteminde bozukluk ve ağız kuruluğu gözlenir. Bu durumlar, dokuları bakteri üremesine daha yatkın hale getirir ve kısa sürede şiddetli doku yıkımları gözlenmesine neden olabilir.

AIDS, lösemi gibi vücudun savunma sistemini baskılayan hastalıklar da diş etini pek çok etkene karşı savunmasız hale getirir. Bu hastalıkların varlığında gelişen diş eti hastalıkları, genellikle oldukça şiddetli seyreder ve kontrol altına alınması güçleşir.

Düzenli diş hekimi muayenesi, gelişen bir diş eti hastalığının erken dönemde teşhis edilmesi ve geri dönüşümsüz bir kayıp meydana gelmeden önce tedavi edilebilmesi için önemlidir. Avedent, alanında uzman diş hekimi kadrosu ile birlikte bu hastalıkların tedavisi için gerekli olan uygulamaları sizlere sunar. Siz de kliniğimizden muayene randevunuzu oluşturarak rutin diş hekimi kontrolünden geçebilir ve diş eti sağlığınız hakkında daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.